Anasayfa - Kilover - Kilovermek - Kilo vermek istiyor us - Kiloverdirici - Zayıflamak

Ayda beş kilo vermek kilo vermenin yolları kilo vermek kilo nasıl verilir diyet yapmak ,kilo vermenin püf noktaları

Kilo Haber Yorum Yok »

Havaların yavaş yavaş ısınmaya başladığı şu günlerde özellikle bayanların aklına takılan en çetrefilli soru, ‘Acaba ne yapsam da zayıflasam?’ oluyor. Uzmanlara göre kadınların aklına takılan bu sorunun cevabı çok basit: Bitki çayları. Yeşil çay, biberiye, kekik, mate ve funda yaprağı karışımıyla ayda ortalama beş kilo verebilirsiniz.

Baharın ilk günlerindeyiz. Yaza daha üç ay var. Bir başka deyişle kışın aldığınız kilolardan kurtulmanız için üç ay süreniz var. Bu süre yaza sağlıklı ve ‘fit’ girmek için yeter de artar bile. Peki ama nasıl yapmalı, hangi diyetisyene gitmeli, hangi diyetleri günü gününe takip etmeliyiz? Telaşlanmayın! Size bir diyet programı önerecek değiliz. Hemen her aktarda bulabileceğiniz beşi bir yerde formülü ile üç ayda 20 kilo vermeniz mümkün! Nasıl mı? Şöyle: Mate yaprağı, kekik, funda yaprağı, biberiye ve yeşil çaydan oluşan karışımı, günde üç fincan içmeniz yeterli. Biz söylemiyoruz, uzmanlar öyle diyor!

Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç, doğal yollardan kilo vermenin insan sağlığı için büyük önem taşıdığını söylüyor. ‘Bitki yaprakları, dengeli bir şekilde kullanıldığında vücuttaki yağları yakmaya ve kolesterolü dengelemeye yardımcı oluyor’ diyen Saraç, bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermenin mümkün olduğunu vurguluyor. Sağlıklı yaşam uzmanı, bitki karışımlarından elde edilen zayıflama çayının günlük iki veya üç bardaktan fazla içilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Saraç, “Diyet çayları hazırlanırken bitkiler kaynatılıyor. Bu yanlış bir uygulama. Doğru ve etkili bir bitki çayı hazırlamak isteyenler, suyu kaynattıktan sonra yaprakların demlenmesini beklesin.” şeklinde konuşuyor.

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Taylan Kümeli ise yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sağlıklı bir bedene sahip olmak isteyenlerin bitki çaylarına yöneldiğini belirtiyor. Toksinlerin doğal yöntemler sayesinde kolayca atılabileceğine dikkat çeken Kümeli, bitki çaylarının içerisine tatlanması için şeker karıştırılmasının yanlışlığına dikkat çekiyor. Bu karışımların bazı hastalarda alerjiye yol açabileceğini hatırlatan Kümeli, ‘Çabuk zayıflamak için aşırıya kaçmayın.’ uyarısını yapıyor.

Mısır Çarşısı’nda şifalı bitkiler satan Sait Develi, yağ sökücü, tok tutucu ve sindirimi kolaylaştırıcı bitki yapraklarından hazırlanan ‘beşi bir yerde’ karışımının son derece etkili olduğu, müşterilerden olumlu tepkiler aldıkları bilgisini veriyor. Mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yapraklarının sıcak suda demlenmesiyle oluşan karışım, vüvutta biriken toksin ve ödemi atarak ayda yaklaşık beş kilo vermenizi sağlıyor.

Zaman

Ayda 50 kilo vermek istermisiniz ?

Kilo Haber Yorum Yok »

Mideye takılan bir balon ile iki ayda 50 kilo vermek mümkün oluyor..

rupalı doktorlar, obezite tedavisinde mide balonu ameliyatını kullanmaya
başladı. Mide içerisine yerleştirilen balon, midenin içerisini doldurarak
kişinin çok daha az yemek yemesini sağlıyor.

Silikondan yapılan balon, 20 dakikalık operasyonla, yemek borusundan mideye
indiriliyor. Balona tuzlu su ve sızıntı olup olmadığını ölçmek için de metanol
mavisi dolduruluyor. Daha sonra balonu midenin içine itmek için kullanılan pipet
çekilerek alınıyor.

Balon midenin içerisinde serbest olarak yüzüyor. Köşeli olmadığı için de mide
duvarına zarar vermiyor. Hacmi, dışarıdan belli olmayacak kadar küçük. Ancak
bağırsaklardan geçmeyecek kadar büyük.

Balonun 6 ay içerisinde değiştirilmesi gerekiyor. Bunun için bir pipet
yardımı ile balonun içindeki sıvı boşaltılıyor. Ardından balon yerleştirildiği
gibi geri çekiliyor.

Hastalar, kendilerini yarım litre su içmiş gibi hissediyor. Çok az yemek
yemelerine rağmen tok hissediyorlar.

Balonun yardımı ile 2 yıl içerisinde 50 kiloya kadar vermek mümkün. Bununla
birlikte uzmanlar balonun geçici çözüm olduğunu belirtiyor.

Kişinin yeme alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor. Aksi takdirde balon
çıkartıldıktan sonra verilen kilolar geri alınıyor.

Kilo verildikten sonra neden geri alınır

Kilo Haber Yorum Yok »

Verdiğiniz kiloları geri alıyorsanız, bir sorun var demektir. Kilo koruma dönemlerinde bir veya iki kilogramlık artış, beklenen bir durumdur. Daha fazla kilo artışı yaşanmış ise, bunun nedenleri araştırılmalıdır.

Test yaptırmak şart!

Suadiye Memorial Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Oya Yüksek, kaybedilen kiloların neden geri alındığını şu sözlerle açıkladı: “Zayıflama programına başlamadan önce bazı hormon testleri yapılmalıdır. Hormonlardaki herhangi bir sorun, kısa sürede kilo kaybı sağlamada bir problem oluşturmasa bile, ileriki dönemde kilonun kolay kazanılmasını sağlar.” Yüksek, yapılan başlıca diyet hatalarını ise şöyle sıraladı:

Başlıca diyet hataları

1- Çok düşük kalorili diyetler yapmak: Her vücudun belli bir kaloriye ihtiyacı vardır. Şok diyetler, kısa süreli kilo kaybı sağlasa bile sonradan kilo almayı hızlandırır.

2- İdeal kilonun da altına inmeye çalışmak: Cinsiyete, boya ve yaşa bağlı olarak herkesin sahip olması gereken bir ideal kilo vardır. Bu kilonun altına düşülmeye çalışıldığında vücut direnç göstermeye başlar ve koruma dönemlerinde hızlı bir kilo artışı gözlenebilir.

3- Yoyo etkisi: Yoyo etkisi, kilo verip tekrar alma döngüsüdür. Bu, sürekli tekrarlandığında metabolizmayı yavaşlatıcı etki gösterir.

4- Yeme davranışlarının uzun süreli değiştirilememesi: Yeme davranışlarının psikolojik nedenleri zayıflama programına başlanırken mutlaka araştırılmalıdır. Bu problemler çözülmediği sürece, kilo artışı tekrar kendini gösterir.

Sabah

Uzmanlarca onaylanmış, Kilo verme önerileri

Tavsiyelerimiz Yorum Yok »

Elektronik Posta: Aynı iş ortamında iş arkadaşlarınızla yüz yüze konuşmak yerine mailleştiğiniz için kendinizi suçlu mu hissediyorsunuz? Eğer öyleyse, yaklaşık olarak yılda 500 gr kilo haznenize ekleniyor.

Yapay Tatlandırıcılar : Bazı kanıtlar doğrultusunda ortaya konmuştur ki yapay tatlandırıcılar vücudunuzun doğal kalori alımı yeteneğine oyun oynayarak daha çok tatlandırıcı kullanmanızı sağlamaktadır. Her şeyi ölçülü şekilde kullanmayı ihmal etmeyin!

Yağ Oranı Düşük Yiyecekler: Yağ oranı düşük veya yağsız yiyecekler, besin değerleri bakımından ayrı düşünüldüğünde paketlenmiş, işlemden geçirilmiş, karbonhidrat ve kalori oranı azaltılmış olarak üretilmektedir. Yağ oranı düşürülmüş yoğurt, peynir ve sütü bu durumun dışında tutarsak, yağ oranı düşürülmüş kek ve benzeri besinler kalori bakımından normal oranlardakine göre azaltılmış olsa da kalori dışında gene de aynı dezavantajlara sahip yiyeceklerdir.

Üzüntü: Vücudun yağ depolamadan sorumlu olan karın bölgesinde bulunan hormon kortizol, yoğun stres ile uyarılmaktadır. Bu gibi durumlarda iyi bir masaj size yemek yemeyi unutturabilir.

Öğün Atlamak:Her yemek yediğinizde, metabolizmanız ileriki iki saat içinde %20-30 oranında hız kazanır. Fakat öğün kaçırmalarınız bu hız artışını engeller. Özellikle kahvaltı atlamak en büyük problemlerden biridir; gece uyurken metabolizma hızınız %5’tedir ve bir sonraki yemeğe kadar bu oranı sabitler.

Meyve Suları: Yoğun früktoz içeren içecekler iştahı bastırabilir; vücuttaki kimyasalları düzene koyabilir. Bu yüzden bütün meyve yemek veya bitki çayları içmek sizin için daha yararlı olacaktır.

Tatma Duyunuz: Tatma duyusu zayıf olanlar genellikle şekerli ve yağlı yiyecekleri tüketmeye meyillidirler. Bize ne kadar yiyip yemeyeceğimizi tatma duyumuz söyler. Bu yüzden daha çok istediğiniz yiyecekleri azaltmayı denerseniz kilo kaybı için kapılar açılacaktır.

Toksin Yükleyici Karaciğer: Karaciğer, vücudun yağ yakan ana organı olarak aşırı oranda alkol gibi toksinle yüklendiğinde etkin olarak yağ yakımını gerçekleştiremez. Bu yüzden alkollü içecekleri, doymuş yağı ve şekerli besinleri olabildiğince az tüketmeye çalışın.

Yoga ve Pilates: İki egzersiz biçimi de kas tonusu ve kondisyonunu arttırır. Fakat gerçek anlamda yağ yakımı için bu egzersizleri aerobik çalışmalarıyla birleştirmelisiniz. Böylece en etkili şekilde kaslarınızı kaplayan yağlara ulaşmış olursunuz.

Doğum Günü: Uzmanlar tarafından belirtilmektedir ki kışın doğan bebekler yazın doğanlara nazaran obez olmaya daha eğilimlidirler. Bu iddiaların arkasındaki sebepler belirsiz gibi dursa da, kışın doğan bebeklerin metabolizmalarının daha yavaş olduğu bu iddialardan bir tanesidir.

Birlikte Yaşamak: Aşk gözünüzü kör ettiğinde en son düşüneceğiniz şey bel ölçünüzdür! Evde her şeyi eşitçe paylaşmak kiloların hızlanmasını arttırabilir. Özellikle yemek porsiyonlarınıza dikkat edin! Sadece onunla aynı evde yaşıyorsunuz demek yediğiniz porsiyonların da aynı olması anlamına gelmez.

Televizyon İzlemek: Televizyon izlerken kalp atış hızı, kan basıncı ve metabolik hız yavaşlar. Bir saatte televizyon karşısında oturduğumuzda yakabileceğimiz en yüksek kalori oranı 20-30 kaloridir.

Doğum Kontrol Yöntemleri: Gebeliği önleyici iğnelerim içeriğinde bulunan, yumurtalıklarda gebeliğe etkili olan projesteron hormonunun açlığı tetiklediği ve böylece daha çok yeme isteğine sebep olduğuna inanılmaktadır. Eğer aldığınız besinlerin dozajını ayarlamakta zorlanıyorsanız korunma yolunuzu doğum kontrol haplarıyla değiştirebilirsiniz.

Şişman olmanıza sebep yağlar mıdır?

Büyük efsanelerden biri de yağların sizi şişmanlattığıdır. Fakat ölçülü yendiğinde ve doğal içeriğinde yağ olan besinler tüketildiğinde şişmanlama söz konusu bile değildir. Böylece vücut sağlığınız için gerekli yağı karşılamış olacaksınız.

Esmer Ekmek: Uyarırız ki çoğu esmer ekmek beyaz ekmekle aynı işlemden geçirilmektedir. Bu yüzden seçimlerinizi tam buğday veya tahıllı ekmeklerden yana kullanın. Çünkü bu tip besinleri vücut daha uzun zamanda sindirmektedir ve böylece ensülin çıkışı tetiklenmez.

Tiroit Sorunu

Eğer kendinizi sürekli yorgun hissediyorsunuz, kilo alıyor ve gerçekten üşüdüğünüzü hissediyorsanız tiroit bezleriniz düzenli çalışmıyor olabilir. Bu da metabolizmanızın yavaş çalışmasına sebep olur. Kan testi yaptırıp tiroit oranınızı kontrol ettirmenizi ve balık yağı, fındık gibi “iyi” yağ içeren besinleri tüketmenizi tavsiye ederiz.

Saman Nezlesi :

Alerjik sorunlarla karşılaşmış birçok kişi antihistaminlerin iştahı kuvvetlendirdiğini keşfetmiştir. Bunun yanında, saman nezlesi sorunu yaşayanlar her gece yüzlerce kez uykudan uyanırlar, “microarousal” olarak bilinen bu rahatsızlık sizde aşırı yorgunluk hissi uyandırır ve kaybettiğinizi sandığınız enerjiyi geri almak için karbonhidratlı veya şekerli yiyecekleri tüketmeye yönelirsiniz.

Vücut nasıl kilo kaybediyor ?

Kilo Haber Yorum Yok »

Alınan enerji = Harcanan enerji kilo sabit
Alınan enerji > Harcanan enerji kilo artışı
Alınan enerji < Harcanan enerji kilo kaybı
Bu denklemden çıkartmamız gereken sonuç harcadığımız enerjiyi arttırmamız gerektiği.Bu da egzersizle mümkün olabilir.Günde 15 dakikayla başlayan ve arttırılan tempolu yürüyüş egzersizleri kilo veriminizi destekleyecek ve dinlenme metabolik hızını ( BMH ) düşmemesini sağlayacak.
Sık aralıklarla kilo kaybı ve kilo alımı : Kilo kaybının dinlenme metabolik hızına, Lipolitik Aktiviteye etkisi başlığından yapılan araştırmaya göre ;
Şişman kadın grubu 14 haftalık egzersiz ve zayıflama diyetine tabii tutularak beden bileşimi , oksijen tüketim gücü,dinlenme metabolik hızı ve karın yağındaki yağ aktiviteleri ölçülmüştür.Kişiler ;
1 ) Diyet + Egzersiz sık sık uygulayan
2 ) Diyet + Egzersiz sık uygulamayan
3 ) Sadece diyet uygulayan olmak üzere gruplandırılmıştır.

Bu süre sonunda 3. ve 1. Grup karşılaştırılmış kilo kaybı ve yağ kaybı yönünden 1. Grubun karşılaştırılması sonucunda kayda değer sonuçlara ulaşılamamıştır.
Bu araştırmaya göre sadece diyetle zayıflayan 3.grupta dinlenme metabolik hızında düşme saptanmıştır. Bu araştırmadan çıkan sonuç ;

1) Sık sık diyet yapmanın kilo kontrolünde etkili bir yöntem olmadığı
2) Egzersizle birlikte enerji sınırlaması yapıldığında kilo ve yağ kaybının olduğudur.

Kilo kaybetmek sadece diyet yapmakla mümkün değil bu araştırma umarım egzersiz yapmanın önemi konusunda bir fikir yandırmıştır.Masa başında , asansör kullanarak arabamızı en yakın yere park ederek pekiştirdiğimiz tembellik ve bu huyumuzun bize kazandırdığı kiloyu yürüyüş yaparak,tenis oynayarak , yüzerek en azından evimizin temizliği kendimiz yaparak sarf edeceğimiz enerji ve doğru beslenme bizi sağlık ve örüntü yönünden mükemmele ulaştıracaktır.

Obezitenin tedavisi!

Kilo Haber Yorum Yok »

Amaç kısa sürede fazla kilo vermek değil uzun vadede yavaş ama sağlıklı bir şekilde zayıflayarak ulaşılan kiloyu muhafaza etmektir. Bunun için de gerekli olan yerleşmiş alışkanlıkları değiştirerek yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamaktır. Yapılması gereken öncelikle yağ ve kalori miktarı düşük sağlıklı bir beslenme programına başlamak ve aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın ayrılmaz parçası olan egzersizle bunu tamamlamaktır. Unutulmamalıdır ki %5′lik bir kilo kaybı bile obeziteye eşlik eden hastalıklarda(kalp ve damar hastalıkları,yüksek tansiyon,şeker hastalığı,kanda yüksek oranda yağ bulunması,solunum hastalıkları,eklem hastalıkları,inme,bazı kanser türleri) ciddi iyileşmeler sağlayacak ve yaşam süresini uzatacaktır.

Tek başına ilaç tedavisi yeterli midir?

Obeziteyi tedavi edebilmek için çok yönlü bir yaklaşım gereklidir. İlaç sadece bunu önemli bir parçasıdır. Beraberinde yağı azaltılmış düşük kalorili bir diyet,düzenli egzersiz ve yaşam biçimini değiştirmeye yönelik davranış yedavileri ile başarıya ulaşmak mümkündür.

Egzersiz

Kilo kaybetmek iyi güzelde bir daha geri almasak deriz ama hep aklımıza gelen başımıza gelir.Yapmış olduğumuz diyetlerle egzersiz yapmayı genelde ihmal ederiz.

Yarı aç yarı tok geçirdiğimiz günlerde kolumuzu kıpırdatmaktan acizlik getirir sürekli uyu haliyle dolaşırız. Bizi bu durumdan uzaklaştıran ve kendimize getiren tek şey terazideki ibrenin hiç değişmemesi.

Obezitenin nedenleri nelerdir?

Kilo Haber 1 Yorum »

Çok sayıda faktör obezitenin gelişmesine katkıda bulunur. Bunlar dört büyük kategoriye ayrılır:
* Kalıtsal faktörler
* Fizyolojik faktörler(yaşlanma , gebelik sayısı gibi)
* Yaşam biçimiyle ilgili faktörler(besinlerle fazla miktarda yağ alınması,pasif ve hareketsiz yaşam)
* Psikolojik faktörler(sıkıntı ve üzüntü gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yenmesi)

Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, solunum rahatsızlkıları, eklem rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerine de yol açabilen obezite mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Obezite nedir?

Kilo Haber Yorum Yok »

Obezite ya da şişmanlık, vücutta sağlığı tehlikeye sokacak ölçüde fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bir insana obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir. Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem “Beden Kitle İndeksi” nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (ingilizce body mass index’in baş harflerinden BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

İsterseniz kolay bir örneği birlikte hesaplayalım:
Ağırlık: 82 kg , Boy: 1.70 m
BMI:82/(1.70)2=82/2.89=28.3kg/m2


Bilgisayar - Dizi izle - Oyun oyna - Zulfikar
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş